296 sonuçtan 265-276 arası gösteriliyor

Kerbela Aşk’a Bela Hz. Hüseyin

14,00 
Gecenin gelinciği kan içinde. Geleceğin umudu bir çığlığa hapsedilmiş. Sıyrıl ey sırrın sesi! Ses ver sessizliğimize. Neredesin ey Hüseyin?

Bir Çocuk Öldü

17,50 
Henüz bu kitabı satın almadıysanız ve sadece arka kapağını okuyup fikir sahibi olmaya çalışıyorsanız yanlış yoldasınız. Elinizdeki kitabı yavaşça yerine bırakın ve vakit kaybetmeden bulunduğunuz yerden uzaklaşın. Kitap; hem iş kazasında hayatını kaybeden 13 yaşındaki çocuğu hem de 80’lerde felekle hesaplaşan, kaderine isyan eden, tutunamayan milyonların çığlığı olan Müslüm Gürses’in Beyaz Türklerin fantezilerine dönüşmesini anlatıyor. Hem Muharrem Ayı’nın gelişiyle ilgili hiç bir resim yazı göremeyişimizi hem de kafalarda kırmızı soytarı şapkalarıyla Noel’in nasıl beklendiğini anlatıyor. Hem Atatürk'e ait olmayan sözleri anlatıyor hem de kız babası olmanın ne demek olduğunu. Sadece adına ve arka kapağındaki üç cümleye bakarsanız nasıl anlayacaksınız ki?

Kan Sıcağı

12,24 
Bir polis… Rüyalarının arasında bir yerde parlak, keskin bir bıçak… Kesilen damarlardan akan ılık kan… Ve bir katilin hissettiği ‘Kan Sıcağı’…

Tehlikeli Belki

14,00 
Osman Konuk, seksenlerden bugüne, 'burası özen ve ısrar' diyerek, hem insanın acısı, hem de acımasızlığını yazıyor. Yani, Türkiye'nin ve Türk insanının son otuz yılda yaşadığı o büyük kırılmayı... Osman Konuk, Tehlikeli Belki'de, bir şair ve şahit olarak, uzun bir Türkiye fotoğrafı çekmiştir. "Bunlar üzgün birinin cümlelerine benzemiyorsa, üzgünüm" diyen şair, cümlemize birden, Türk şiirinin en içli yerinden seslenir.

Hiçbiryer

24,50 
Sessiz erkekler korosundan bir karakter: Şahin! Adı Şahin, gönlü turna. Sevdiğinin artık yanında olmadığını fark ettiğinde, uçmaktan vazgeçip yere inen turna. Dünyadan uzaklaştıkça kendine yaklaşan. Kendine yaklaştıkça göle dönüşen Şahin. "Ol"duğu yerden vazgeçen. Durduğu yerden vazgeçen. Doğduğu yere dönen, ama varamayan.

Bir Kış Gecesi

14,00 
Burak Turna, zaman zaman politik kurguların arasından sıyrılır ve başka bir evrene gider, o evrenden hikâyeler anlatır, metinler kaleme alır. “Bir Kış Gecesi” işte böyle anlardan birinde yazılmış bir hikâye. Gerçek bir olaydan yola çıkarak kurgulanmış, gerçeğin ve kurgunun sınırlarının flulaştığı, gerçeküstü bir hikâye…

Kesik Dil

14,00 
Dili kesilmiş bir halk damarımda konuşunca Usulca sınıfın kapısını açtım, açtım arşivleri Müzeleri ve morgda bekleyen ölülerin yüzünü Hiçbiri sana

Üstü Kalsın İhanetimin

28,00 
Kaybetme korkusu ile kazanma hırsı arasına sıkışanların, geçmişini sır gibi saklayanların meydan muharebesi. Para, aşk, ihanet, intikam, cinayet ile sınananların; bu sınavdan kazanarak çıkanların hikâyesi: Üstü Kalsın İhanetimin...

Mukavemet

14,00 
Ahmet Sait Akçay, Siyabestâ ve Hayy’dan sonra bu defa deneysel öykülerle edebiyat serüvenine devam ediyor. Mukavemet, direniş ve suskunluk gibi iki tezat temaya alışılmadık yorumlar getiriyor. Seslerin yapılara, sözcüklerin mecaza dönüştüğü öyküler hep başka öykülere teşne. Kitaptaki öyküler anlatmak kadar imkânsızlığın, dilden çok yapının, temsil ve biçimin okumasına çağırıyor okuru.

Karnın Yardım Kazmayınan Belinen

17,50 
TDK, ipotek sözcüğü yerine “tutu” kelimesini önermiş.. Tut ki karnım acıktı, anneme küstüm, evden çıktım. Yine tut ki karnım acıktı, anneme küstüm ama bir evim bile yok. Ben de ev almak istedim. Tut ki ben de tutturdum, tutumlu olduğum için tutu ile ev aldım. O yüzden bana da artık tutucu diyorlar!

Feride’nin Günlüğü

9,66 
Başörtüsünden modaya, siyasetten CHP’ye, Erbakan’dan Kılıçdaroğlu’na hemen her şeyi ustalıkla yazan Esra Elönü hem nalına hem mıhına dokunuyor. Feride’nin Günlüğü rutinden uzaklaşıp alışılmadık şeyler duymak isteyenler için birebir.

Peltek Vaiz

17,50 
SONSUZ ATLARA BİNEN Komik bir tarafı var bu sırrı saklamanın Kuşlar da uçar kanatlanıp içine, Cama yaslanan yanak elbet ağlamak ister Ve kartlar açılınca yüzmeyi bilmeyenler İçin söylenen şarkı Yağmurdur ama diner...