107 sonuçtan 10-18 arası gösteriliyor

Dede Korkut Romanları 1 / Bamsı – Ufuk Tufan

21,00 
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” – Ord. Prof. M.

Kuruluş Osman – Ufuk Tufan

21,00 
Kuruluş: Osman, soluksuz okuyacağınız kurgusuyla Osman Gazi’nin 1258’de başlayıp 1326’da nihayete eren destansı hayatını tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor. Ve sizleri kutlu bir şafağa; Moğollar karşısında tutunamayan Selçuklular bir akşam güneşi gibi batarken, Kayıların Osmanlı Devleti olarak doğuşuna şahit olmaya davet ediyor.

Ertuğrul Bey ve Kayılar – Ufuk Tufan

17,50 
Bu tarihî roman Kayıların; kadim Türk yurdu Türkistan’dan başlayıp Söğüt ve Domaniç’e uzanan destansı göç yolculuklarının bütün duraklarını, Rum hududundaki faaliyetlerini ve Ertuğrul Bey’in 93 yıllık efsanevi hayat hikâyesini tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor.

Sarpıncık Feneri – Fırat Sunel

17,50 
Şu esas duruşta asker selamı veren kısa pantolonlu çocuk benim. Alman Harbi yıllarıydı. Her gece biraz daha karanlık… Topla tüfekle

Hakikat İncinmesin – Fatma Barbarosoğlu

21,00 
“İnsan kaderine doğru mu gider yoksa kaderi mi her hâlükârda insanı gelip bulur? Kader kendisine gittiğimiz midir, kendisinden kaçtığımız mı? Gidişlerin ve gelişlerin yolu sandığımız kadar net değil. Bazen gidiş zannettiğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız yere hızlı bir dönüş olabiliyor.” “Hakikat İncinmesin” dört kadının iç içe geçen hayatlarını; ölüm, mahremiyet, masumiyet, hatıralar, yaşlılık ve gençlik üzerinden başlatılan bir sorgulamaya dönüştürüyor. Fatma Barbarosoğlu bu romanında okuyucusunu yakın tarihin değil, yakan tarihin bellek duraklarında ağırlıyor.

Kaybetmeden Önce – Orhan Özekinci

17,50 
“Kör biri, görmeye başlayınca her gördüğüne inanırmış derler. Özge güldü ama kederle güldü. Kederin en olmadık yerlere gizlendiğini çok önceden,

Diyamandi – Sadık Yalsızuçanlar

24,50 
Bir aşk erbabı Yaman Dede… Mevlânâ’nın dizeleriyle karşılaştığı gün yanmaya başlıyor: “Dinle, bu ney neler anlatıyor? Ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor?” Kendini yitiriyor. Bu hayata göz yumup başka bir âleme göz açıyor. Artık kendini kalbini tanımaya, anlamaya, bilmeye adıyor. Ve yalnızca O’nunla can buluyor…

Yakaza – Sadık Yalsızuçanlar

24,50 
“Hâlâ gece. Gök cisimlerinin sessizliği öldürecek beni.” Sadık Yalsızuçanlar, hâller arasında gidip gelen, kendine doğru yaptığı yolculukta çıkmaz sokaklara sapan

Parvus’un Askerleri – Burak Turna

21,00 
Roma, 500 yıllık rakibi Osmanlı’ya ölümcül darbeyi vuracak operasyon için düğmeye bastığında ise Yıldız Sarayı’nda yalnız bir Sultan vardı. Sultan II. Abdülhamid, 33 yıllık iktidarının sonuna geldiğini biliyordu… Ancak sonu gelen sadece onun iktidarı değil, Devlet-i Ali’nin bizzat kendisiydi… Tüm bu büyük olayların içinde sessiz sedasız, gölgelerin arasında karanlık işler yapan bir isim vardı.