105 sonuçtan 1-36 arası gösteriliyor

Sherlock Holmes 5’li Set

175,00  87,50 
Sir Arthur 22 Mayıs 1859 yılında Edinburg'da dünyaya geldi. En sevilen polisiye yazarların başında gelen Arthur Conan Doyle'un doğum gününde polisiye severlere ufak bir hediye hazırladık.

Ölüm Gözlerimde – Ahmet Sancak 

25,00  12,50 
Yaşamak ne zormuş ıskalanan hayatta! Soğudu yaşam; zamanın dışında, bir boşluğun içinde sallanıyor yüreğim. Büyük yanılgılar ve yenilgiler yaşamış bir

Boğaç Han – Ufuk Tufan

25,00  12,50 
“Dede Korkut Romanları” serisinin ikinci kitabı “Boğaç Han”, Oğuzların kudretli bir beyi olan Dirse Han’ın herkesçe alaya alınan, horlanan oğlu için duyduğu üzüntüyle başlar. Hanlar hanı Bayındır Han, yakında bir şölen verecektir ve Dirse Han, oraya gidince oğlu sebebiyle diğerleri tarafından küçümseneceğini, onların eğlence konusu olacağını düşünmektedir. Boğaç Han ise sabahtan akşama kadar obanın çocuklarıyla aşık oynayıp gününü gün etse de aslında babasının kendisinden utandığının farkındadır. Babasını yaşadığı utançtan kurtarmak ve kendi yiğitliğini ispatlamak için bir akşam evinden ayrılır ve alın yazısının peşine düşer.

Jüri – Gürsoy Uysal

57,50  28,75 
Gürsoy Uysal Jüri’de, musibetlerle dolu hayatın daralan, genişleyen veya kimi zaman çıkmaza çıkan yollarında, adalet adına bir çıkış arayan insanların hikâyesiyle suç ve cezaya dair sürükleyici bir anlatı sunuyor. Nefesini tutmakta deneyimli polisiye tutkunları için…

Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar – Johannes Anyuru

35,00  17,50 
Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarının duyulduğu bu romanda yazar, şiirsel üslubuyla inancın mistik güzelliğini ve daha iyi bir gelecek umudunu da okurlara duyurmayı başarıyor.

Çumra 1965 / Bir Seri Katilin Gerçek Hikayesi – Sevinç Yavuz

25,00  12,50 
Sevinç Yavuz bu romanda, 1965 yılında Konya’nın 10 bin nüfuslu kasabası Çumra’da 15 kişiyi öldürüp parçalayarak evinin mutfağına ya da bahçesine gömen bir seri katilin gerçek hikâyesini okurlarıyla paylaşıyor. Tekinsiz satırlarda dolaşmayı sevenler için…

Göktanrı’nın Gölgesi Oğuz Kağan – Ufuk Tufan

30,00  15,00 
“Oğuz Kağan Destanı, en eski iki destanımızdan birisi olmasının yanında Oğuznâmeler içerisinde en muhteşem olanıdır. Okurken her satırından, hatta her

Dede Korkut Romanları 1 / Bamsı – Ufuk Tufan

30,00  15,00 
“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut’u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.” – Ord. Prof. M.

Kuruluş Osman – Ufuk Tufan

30,00  15,00 
Kuruluş: Osman, soluksuz okuyacağınız kurgusuyla Osman Gazi’nin 1258’de başlayıp 1326’da nihayete eren destansı hayatını tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor. Ve sizleri kutlu bir şafağa; Moğollar karşısında tutunamayan Selçuklular bir akşam güneşi gibi batarken, Kayıların Osmanlı Devleti olarak doğuşuna şahit olmaya davet ediyor.

Ertuğrul Bey ve Kayılar – Ufuk Tufan

25,00  12,50 
Bu tarihî roman Kayıların; kadim Türk yurdu Türkistan’dan başlayıp Söğüt ve Domaniç’e uzanan destansı göç yolculuklarının bütün duraklarını, Rum hududundaki faaliyetlerini ve Ertuğrul Bey’in 93 yıllık efsanevi hayat hikâyesini tüm teferruatıyla gözler önüne seriyor.

Sarpıncık Feneri – Fırat Sunel

25,00  12,50 
Şu esas duruşta asker selamı veren kısa pantolonlu çocuk benim. Alman Harbi yıllarıydı. Her gece biraz daha karanlık… Topla tüfekle

Hakikat İncinmesin – Fatma Barbarosoğlu

30,00  15,00 
“İnsan kaderine doğru mu gider yoksa kaderi mi her hâlükârda insanı gelip bulur? Kader kendisine gittiğimiz midir, kendisinden kaçtığımız mı? Gidişlerin ve gelişlerin yolu sandığımız kadar net değil. Bazen gidiş zannettiğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız yere hızlı bir dönüş olabiliyor.” “Hakikat İncinmesin” dört kadının iç içe geçen hayatlarını; ölüm, mahremiyet, masumiyet, hatıralar, yaşlılık ve gençlik üzerinden başlatılan bir sorgulamaya dönüştürüyor. Fatma Barbarosoğlu bu romanında okuyucusunu yakın tarihin değil, yakan tarihin bellek duraklarında ağırlıyor.

Kaybetmeden Önce – Orhan Özekinci

25,00  12,50 
“Kör biri, görmeye başlayınca her gördüğüne inanırmış derler. Özge güldü ama kederle güldü. Kederin en olmadık yerlere gizlendiğini çok önceden,

Diyamandi – Sadık Yalsızuçanlar

35,00  17,50 
Bir aşk erbabı Yaman Dede… Mevlânâ’nın dizeleriyle karşılaştığı gün yanmaya başlıyor: “Dinle, bu ney neler anlatıyor? Ayrılıklardan nasıl şikâyet ediyor?” Kendini yitiriyor. Bu hayata göz yumup başka bir âleme göz açıyor. Artık kendini kalbini tanımaya, anlamaya, bilmeye adıyor. Ve yalnızca O’nunla can buluyor…

Yakaza – Sadık Yalsızuçanlar

35,00  17,50 
“Hâlâ gece. Gök cisimlerinin sessizliği öldürecek beni.” Sadık Yalsızuçanlar, hâller arasında gidip gelen, kendine doğru yaptığı yolculukta çıkmaz sokaklara sapan

Parvus’un Askerleri – Burak Turna

30,00  15,00 
Roma, 500 yıllık rakibi Osmanlı’ya ölümcül darbeyi vuracak operasyon için düğmeye bastığında ise Yıldız Sarayı’nda yalnız bir Sultan vardı. Sultan II. Abdülhamid, 33 yıllık iktidarının sonuna geldiğini biliyordu… Ancak sonu gelen sadece onun iktidarı değil, Devlet-i Ali’nin bizzat kendisiydi… Tüm bu büyük olayların içinde sessiz sedasız, gölgelerin arasında karanlık işler yapan bir isim vardı.

Congolos – Samet Doğan

35,00  17,50 
Kırsalın ve kentin, ustalıklı bir üslupla kıyaslandığı bu roman, halk anlatılarında duymaya alışık olduğumuz varlıklar aracılığıyla cümbüşlü bir çağdaş anlatıya dönüşüyor. Congolos, birbirlerine eklemlenen bölümler boyunca, yaşamın ve ölümün, gerçeğin ve rüyanın; kısacası iki dünyanın yakınlaştığı, neredeyse birleştiği büyülü ve çarpıcı bir eser…

Metal Fırtına 8 – Burak Turna

25,00  12,50 
Metal Fırtına 8: Hakikat Muhafızları… Metal Fırtına 7’de herkesin peşinden koştuğu sır gerçeğe dönüşmeye başlarken, düşman güçlerin tahmin edemediği faktör

Şifacı – Hatice Dırmıkcı

35,00  17,50 
Neden aranıyordu?” “Kralına ihanetten.” “O halde idam edilecek… Zaten ölü bir adamı mı iyileştirdim ben şimdi?” “Son nefes verilene kadar

Mezarlıkta Birkaç Ay – Emrah Mete

20,00  10,00 
Hayır! Pekâlâ, kimseyi suçlamayacağım, ne dışarıda yaşanan acayip hayatı ne içimi acayipleştiren düşmanların saflarını. Çocukluğumdan beri savaştığım korkuların tohumlarını kimin

Cern Komplosu – Atilla Akar

27,50  13,75 
Kısaca CERN diye bilinen ve İsviçre’de bulunan “Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi”ndeki parçacık fiziği laboratuvarında “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” tekrar çalıştırılmıştı. Büyük bir “bilimsel sıçrama”nın eşiğinde olunduğu düşünülürken aniden bir “terslik” doğmuş ve tanımlanamayan bir “enerji deliği” oluşmuştu. Aslında deneyin etkisiyle kısa süreliğine bir “boyut kapısı” açılmış ve içinden ürkütücü bir yaratık belirmişti.

Düşerken – Tarık Tufan

35,00  17,50 
“Bir sabah kimselere bir şey söylemeden, göç vaktini kaçırmış, suskun, yorgun ve kederli bir kırlangıç gibi alıp başını uzaklaştı. Biraz daha bekleseydi kanatlarında o dermanı bulamayacaktı. Umut niyetine sırtında taşıdığı bir çift kanat, zaman geçtikçe zayıflayacak, gitgide çürüyecek ve ruhunu zehirleyen bir belaya dönüşecekti.” Düşerken, başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız karşılaşmasını ve giderek karmaşıklaşan yol hikâyesini anlatıyor. “Nereye?” diye düşünmeden gitmek isteyenlerin varabilecekleri tek yer geçmişleridir. Tarık Tufan’ın çok katmanlı kurgusu ve ustalıklı anlatımıyla gün yüzüne çıkan Düşerken, uyumsuzluğun, arayışın, kapanmamış yaraların ve bir dizi keskin hesaplaşmanın romanı…

Sevgili Katilim – Sevinç Yavuz

30,00  15,00 
Sevinç Yavuz, iç içe geçen hikâyelerle Hitler Almanyası, bilim ve DNA yardımıyla ari ırk yaratma ideali, devlet destekli organ mafyaları gibi unsurları birleştirerek, gerçekle kurgu arasındaki sırrın ortağı olan okuyucusuna, gizem ve gerilimin sonuna kadar korunduğu bir polisiye roman örneği sunuyor.

Mühür Kıran – Bihter Saatçi

35,00  17,50 
Gael isimli dünyanın bir köşesinde, deniz ve Nastar Sıradağları ile çevrelenmiş Andram topraklarında yaşayan cevher kullanıcısı Neira’nın, yasak bir yetenek olan sızdırıcılığı kullanan genç bir kızı, Mai’yi, askerlerden kurtarmasıyla hikâye başlar. Andram’da yakalanan sızdırıcılar, demir alaşımı karıştırılmış özel bir boyanın kullanılmasıyla yapılan dövmelerle mühürlenip yeteneklerini kullanamaz hâle getirilerek kim olduklarına bakılmaksızın sınır dışı edilmektedirler. Ancak Neira son yıllarda yakalanan sızdırıcıların sınır dışı edilmek yerine ortadan kaybolduklarını öğrenerek olayın ardındaki gizemin peşine düşer.

Ata Mezarlığı – Mehmet Mollaosmanoğlu

44,00  22,00 
Üç Türk Türkiye’de başlayıp Şili’de devam eden ve Bolivya’da noktalanan büyük bir maceraya atıldılar.

İpini Koparan – Ahmet Can

25,00  12,50 
“Çocukluğumun loş geçitlerinde ben de lastik yakmayı, uçurtma yapmayı, torpil patlatmayı severdim. İşte size anlatacağım bütün serüvenim bu hevesimin bir neticesi olarak gelişti. Küçük düşmekten daha tehlikeli olan küçük düş görmekti.” Yazabileceği hikâyelerin peşinde durmaksızın koşan, değişken ruh hâllerine sahip bir yazarın çenesi düşük iç konuşmaları… Kendini yitirmek isteyen ancak ne yapacağını bilmediği bu hayata ille de tutunması beklenilen bir aylak… Sadece nefes alıp vererek hiçbir dengeyi bozmadan yaşayan insanları en büyük suçlu olarak gören, fakat aksine kendisi kodesi boylayan, deliliği varlığının kanıtı olmuş “ipini koparan” kahramanımız bol “kahkahalı” bazen de üzünçlü serüveniyle sizlerle!..

İncilerin Yıldızı – M.Yahya Coşkun

25,00  12,50 
Elmas, efsanelerin taşıdır. Tarih boyunca insanlar elmasa birçok anlam yüklemiştir. Kimilerine göre dünyanın bilgeliği ve hikmeti, kimilerine göre de hastalıkların şifası elmasların içinde saklıydı. Elmas, bir tılsımdı. Krallar, yenilmemek için savaşta boyunlarında elmas taşırdı. Kraliçeler, eşsizliklerini göstermek için elmas takardı. Lakin bu eşsiz ve yok edilemez nesneye en büyük anlamı Yunanlılar yüklemişti. Onlar için elmaslar, tanrıların gözyaşlarıydı… Elmaslar içinde eşsiz yeri olanlardan biri de Kaşıkçı Elması idi. Osmanlılar ona “Kevkeb-i Dürri” demişlerdi. İncilerin Yıldızı… Peki, Kaşıkçı Elması’nın gerçek hikâyesi neydi? Gerçekten bir çöplükte bulunmuş ve üç kaşık karşılığında mı satılmıştı? Yoksa Hindistan’dan Napolyon’a, Napolyon’dan Tepedelenli Ali Paşa’ya uzanan ve en sonunda Topkapı Sarayı’na varan başka bir hikâyesi mi vardı?Yahut hiç bilinmeyen başka bir maceranın bağrında mı duruyordu? İncilerin Yıldızı, Kaşıkçı Elması’nın efsunlu hikâyesinin gölgesinde bir macera romanı. Kaybettiklerimizi bulmak isteyen bir tarihçinin ilginç serüveni…

Nadir Kuş – Yaşar Sırrı Pinhan

20,00  10,00 
Aydınlandıkça kararan bir tuhaf öykü… Yaşar Sırrı Pinhân okuyucunun zihninde yarattığı türlü karmaşa ile gerçeği ustaca gizliyor; dikkatli okuyucuyu ise gizemi çözebilmesi için bıraktığı ipuçlarını keşfetmek üzere anlatımlar ve satırlar arasında dolanıp duran başlı başına bir maceraya davet ediyor!

Anka – Sadık Yalsızuçanlar

35,00  17,50 
Mehmet, Niyazi Mısrî hakkında bir doktora tezi hazırlamaktadır. Niyazi Mısri’nin Aspuzu’da başlayıp Limni’de son bulan, o âlemler arası gezisinin öyküsü öğrendikçe kendi hayat yolculuğunda yenimanalar keşfeder. Yaşantısının öteki yanında ise Mehmet eşi ve oğluyla sorunlar yaşamaktadır. Bir süre sonra Mehmet, tezine devam edemez. Keşfettiği sınırsız âlemin karşısında hayatı ve tezi sınırlı kalmış, mana ile içinde bulunduğu gerçek arasındaki mesafe açılmıştır. Gezgin isimli romanında İbn Arabi’nin, Cam ve Elmas’ta Ebu’l Hasan Harakani’nin hayatını kaleme alan Sadık Yalsızuçanlar, Anka’daİslam bilginlerinden Niyazi Mısri’yi okuyucusuyla buluşturuyor . Bilinçakışı tekniğiyle yazılan ve kendi içerisinde bir ahenk yakalayan kelimelerle ustaca kurgulanan Anka edebiyatseverlerle yeniden bir arada!

Unutma Noktası – Sema Karabıyık

40,00  20,00 
Hiç bitmeyen hikâye hayatın kendisidir. Her insanın hayatı, yaşarken kendini anlatan bir hikâyedir. Yıllardır hikâyemizi tekrar ediyorum. 16 yıl önce yaşadığımız mecburi ayrılığa, birbirimizden kopuk, uzak bir hayat yaşamamıza rağmen, hikâyemize inanmaya devam ettim ben. 16 yıldır gözüm üstünde; sana bir şey olmasın, sen üzülme, gerçekler canını acıtmasın diye. Unutmak seni mutlu edecekse beni unutmana da razıydım. Nitekim unutman için elimden geleni yaptım. Geçmişe teslim olur; unutmaktan vazgeçer, hatırlamak istersen belki anlatabilirim. Ama hatırladığın geçmişin seni nasıl etkileyeceğini bilmiyorum. Onun için sana tüm yaşananları yabancının hikâyesi gibi anlatacağım. Unutma, gerçek hikâye aslında anlatılmayandır.

Abdülhamid’in Rüyası / Ertuğrul – Ömer Ertur

40,00  20,00 
Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul 1889 yılında Konstantiniye’den yola çıkıp, 1890 yılında Yokohama’ya ulaşan beş yüz Osmanlı bahriyelisinin ihtişamlı olduğu kadar, bahtı kara bir firkateyndeki seferini konu ediyor. Bu beş yüz bahriyelinin görevi, güzergâhları boyunca yanaştıkları limanlarda Osmanlı İmparatorluğu’nun iyi niyet elçiliğini yapmak, nihai istikametleri olan Japonya’ya varınca Japon İmparatoru ile diplomatik anlaşmalar yapmak üzere masaya oturmaktı. Firkateyn hedefine sağ salim ulaştıysa da 1890 yılı sonbaharında, Konstantiniye’ye dönüş yolundayken bir tayfuna tutuldu. On dokuzuncu yüzyılın en büyük donanma faciası bu şekilde gerçekleşti. Dahası hayatta kalan Osmanlı bahriyeleri ile kaza sonrası Japonya sahilinde onları karşılayan Japon köylüler arasında emsaline rastlanmamış bir kültürel bağlantı bu felaket sonucunda başladı. Kısmen gerilim romanı, kısmen bir destan, kısmen de tarihsel roman özellikleri taşıyan Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul, okuyucuları, on dokuzuncu yüzyılın bu görkemli döneminde gerçekleşmiş olayları bizzat yaşayan kişilerin bakış açısıyla anlatıldığı bir deniz yolculuğuna davet ediyor. Abdülhamid’in Rüyası Ertuğrul fırtınalı denizlerin, coşkulu limanların, yaşamış insanların romanı; geminin fotoğrafçısı Teğmen Haydar’ın, Bando Şefi Üsteğmen İsmail’in, Şair Ali Ruhi Efendi’nin ve fakir bir Japon balıkçı Tomokiçi’nin hikâyesi…

Hayalet Şehir – Timur Nakkaş

40,00  20,00 
Gazeteci Alper Tekin, eski sevgilisi Bilge’nin kendisinden yardım istemesiyle bir adam kaçırma olayının peşine düşer. 2013 yılında İstanbul’da başlayıp Kıbrıs ve Hong Kong’da devam eden bu maceranın yanı sıra 1970’lerde Kıbrıs’ta yaşayan biri Rum diğeri Türk iki dost ailenin dönemin zor şartlarında yaşadıkları da anlatılır. Bu iki hikâyenin tek bir kesişim noktası vardır: Kapalı Maraş. Timur Nakkaş’ın ilk kitabı olan Hayalet Şehir; Kıbrıs Meselesi, FETÖ yapılanması gibi siyasi tarihimizden birçok atıf barındıran, medyadan istihbarat örgütlerine ve mafyaya kadar birçok aktörün içinde yer aldığı, duygu yüklü, bol aksiyonlu bir tarihî polisiye… Türün meraklılarının kaçırmaması gereken bir kitap…

Masumiyetin Son Günleri – Selahattin Yusuf

35,00  17,50 
Masum, üniversitenin en karizmatik ve gözü pek öğrenci lideri; Handan ise en güzel kızlarından biridir. Büyük ve ünlü aşk, daha başlangıcında gizemli bir yara almıştır. İlişkileri, hayata atıldıktan sonra kabusa döner. İkisi arasındaki sınıf farkı zamanla belirginleşir. İkilinin idealist mücadelesi zamanla toplumdan aile içine taşınır ve birbirlerine yönelir. Yoksulluktan gelen Masum, zamanla gençlik hülyalarını ve ideallerini de yitirir. Küçük burjuva Handan ise yeni toplumsal düzende daha da güçlenir. Masum köşeye sıkışmıştır. Her yönden delik deşik olmuş hayatının intikamını, içinde çoktan bir sabit fikre dönüşmüş olan meslek başarısına bağlar... Selahattin Yusuf’un çarpıcı bir üslupla kaleme aldığı “Masumiyetin Son Günleri” bir yanıyla aşk, toplum ve birey ilişkilerini irdelerken; öte yandan kültür ve sanat dünyasına yöneltilmiş keskin eleştiriler içeriyor.

Hayyam – Sadık Yalsızuçanlar

25,00  12,50 
“Gölgeye bir daha dönmemek üzere ayrıldım. Kendimden kurtuldum artık. Ondan bundan kurtuldum. Hiçbir hançer yaramaz tenimi, şerha şerha yarıldım. Bundan böyle orada, birinci semanın feleklerinde arayın beni. Şimdi sadece gözüm kamerde, şemste, zuhalde. Senin belirdiğin yerde, ayan olduğunda.” “Hiç” olma yolunda “şey”e varan bir yolcu… Hakikati yıldızlarda arayan Hayyam’ın hiçbir şeyin anlamının kalmaması için kendisini   tümüyle aradan kaldırması gerektiğini anladığı anlar ve onun gözünde “şey”lerin artık kendi   başına bir anlam ifade etmediği zamanlar… Yüzyıllardan beri yaşam felsefesi, rubaileri ve sözleriyle ruhumuzu aydınlatan Hayyam, Sadık Yalsızuçanlar’ın güçlü kaleminden çıkan bu anlatı ile yeniden okuyucuyla buluşuyor.

Zamanın Efendileri – Meralsu Karaloğlu

20,00  10,00 
14 yaşındaki yazarın şaşırtıcı, büyüleyici ve sürprizlerle dolu dünyası… Eşsiz hayal gücü sayesinde yazdığı birbirinden ilginç karakterler… Ve ortaya çıkan masal ve gerçek arasındaki şaşırtıcı kurgu… Zamanın Efendileri - Diriliş’te genç bir yazarın renkli dünyası ve şaşırtıcı üslubuyla karşı karşıyayız ve Meralsu Karaloğlu bu kitabıyla şüphesiz Türk edebiyatında yeni dünyaların, farklı pencerelerin kapısını aralıyor.

Srebrenitsa’nın Öyküsü – Isnam Taljic

40,00  20,00 
Srebrenitsa: Batı medeniyeti ve BM’nin tarihin çöplüğüne gömüldüğü şehir. Birleşmiş Milletler tarafından Güvenli Bölge ilan edilen Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995'te binlerce insan, BM’nin ve tüm dünyanın gözü önünde Sırplar tarafından katledildi ve yaşadığı yerleri terk etmeye zorlandı. Üstelik Sırp askerlerin konvoyunun benzini Hollandalı askerler tarafından karşılanmıştı. Geriye insanlık tarihinin en büyük utanç tablolarından biri kaldı... Hala tam anlamıyla açıklığa kavuşturulamayan Srebrenitsa katliamı, insanoğlunun gördüğü en büyük kıyımlardan biri ve bugün katliamın 12. yılında hala mezarlardan insan iskeletleri ve tüyler ürpertici yeni belgeler ortaya çıkmaya devam etmekte.. 2007 Şubatında Uluslararası Adalet Divanı, Srebrenitsa’da yaşananların soykırım olduğu yönünde karar aldı, ama, "Suç var, suçlu yok" dedi ve tutuklanacak kimseyi bulamadı. Balkan edebiyatının en büyük isimlerinden Isnam Taljic, Srebrenitsa’nın öyküsü ve dramını anlatıyor. Derdini anlatacak kimseyi bulamayan, yıkılmış, bitik insanların öyküsü bu. Çaresizliğin resmi...