296 sonuçtan 1-24 arası gösteriliyor

Ölümlüler İçin Zamanın Kısa Hikâyesi

24,50 
“İnsanın savaşı mutlak sona kadar devam eder, adımladığı dünya adlı bir duvardır, bulduğu tüm çatlaklardan sızarak kendini arayacaktır elbette. Zaman

Sözün Başladığı Yer – Erhan İdiz

21,00 
O zaman şöyle başlayalım: Önce söz vardı, kelimeler, yani yara… 

Gargat Ağacı – Ufuk Tufan

23,10 
İsrail ile Türkiye’nin sıcak bir savaşa girmesi durumunda yaşanabilecekleri soluksuz okuyacak, İsrail ile taşeronlarının Ortadoğu haritasından silinmesine müteakip yeniden şekillenecek dünya düzeninde 2023 sonrası Türkiye’nin nasıl bir konumda olacağını Tufan’ın bakış açısından göreceksiniz.  

Sığınak – Duygu Gecü Yüzseven

17,50 
Ürpertici itiraflarla gelişen bu romanda genç bir kadının karanlık geçmişi gün yüzüne çıkıyor. 

Perilerin Dili – Güven Adıgüzel

17,50 
Edebiyatla müziğin, kalemle hançerenin ve kelimelerle notaların mezcedildiği bu kitabı kalbindeki o büyük gürültüyü susturabilenlere adamıştım, ithafımın muhatapları değişmedi. Ama kâinatın asıl müziği bizden uzaklaşıyor galiba. İçimizdeki şarkının sesi azaldı. Yine de müzik; inatla, inançla, umutla yoluna devam ediyor. Nasıl diyelim o halde; Perilerin Dili bu umudu köpürten sessiz bir ırmak olsun! Şarkı bitse de müzik devam edecektir...

Neredeyse Dünya – Emel Özkan

17,50 
Yürüyüp harflerin geldiği yöne Tutmak varlığın ellerini Kelimeleri

Sherlock Holmes 5’li Set

115,50 
Sir Arthur 22 Mayıs 1859 yılında Edinburg'da dünyaya geldi. En sevilen polisiye yazarların başında gelen Arthur Conan Doyle'un doğum gününde polisiye severlere ufak bir hediye hazırladık.

Platonia ile Bael – Ç. Zeynep Karabal 

17,50 
Platonia ile Bael seviyorlar birbirlerini, farklı diyarlardan gelip bir yuva kuruyorlar birlikte. Evlilik onları aynı yerde buluştursa da ayrı bakıyorlar

Ölüm Gözlerimde – Ahmet Sancak 

17,50 
Yaşamak ne zormuş ıskalanan hayatta! Soğudu yaşam; zamanın dışında, bir boşluğun içinde sallanıyor yüreğim. Büyük yanılgılar ve yenilgiler yaşamış bir

Sevgi Yukarıdan Gelir – Hayati İnanç

17,50 
Hepimiz büyük bir çaba içindeyiz. Kavuşmak için. Sevgilinin izini sürüyoruz. Bizi ona götürecek işaretler arıyoruz. Yürümek istediğimiz yollardan geçmiş âşıklar, şairler yetişiyor imdadımıza; sözleriyle rehber oluyorlar bize. Gökteki yıldızlar gibi onların mısraları; yönümüzü tayin edebilmemiz, kaybolmamamız için yolumuzu aydınlatıp bizi hakikate yöneltiyorlar. “Sevgi Yukarıdan Gelir”de Hayati İnanç, akıcı üslubuyla zarif bir anlatıcı ve hatırlatıcı olarak edebiyatımızın ustalarının baş döndürücü, ruh açıcı, hikmet dolu mısralarını nakledip izah ediyor bizlere. Maksat can evimizi temiz tutabilmek ve Vedûd’un sevgisini orada büyütebilmek…

Boğaç Han – Ufuk Tufan

17,50 
“Dede Korkut Romanları” serisinin ikinci kitabı “Boğaç Han”, Oğuzların kudretli bir beyi olan Dirse Han’ın herkesçe alaya alınan, horlanan oğlu için duyduğu üzüntüyle başlar. Hanlar hanı Bayındır Han, yakında bir şölen verecektir ve Dirse Han, oraya gidince oğlu sebebiyle diğerleri tarafından küçümseneceğini, onların eğlence konusu olacağını düşünmektedir. Boğaç Han ise sabahtan akşama kadar obanın çocuklarıyla aşık oynayıp gününü gün etse de aslında babasının kendisinden utandığının farkındadır. Babasını yaşadığı utançtan kurtarmak ve kendi yiğitliğini ispatlamak için bir akşam evinden ayrılır ve alın yazısının peşine düşer.

Aşkın Estetik Halleri – Ümit Yaşar Gözüm

28,00 
“Bir kez aşka ulaşanın yitirecek zerresi kalmaz ruhundan başka. İçindeki üstün değere erişme arzusunu keşfeden, aşkın çılgınlığa yönelten kışkırtıcılığından asla vazgeçemez! Aşkın derinliği, yaşamın yüzeyselliğine karşı bir isyandır. Çağına tanıklık eden bir başkaldırıya dönüşür, akabinde de efsaneleşir. Aşka düşmeyegör Diotima, tenini okşayan samyeli gibi zambaklara bile parmak uçlarınla dokunursun. İşte bu hal, yaratmanın anlamını kavrayan sanatçının hoş görülen çılgınlığı kadar içsel ve doğaldır.” Ümit Yaşar Gözüm, Aşkın Estetik Halleri adlı kitabında yaşadığımız kadim topraklardaki büyük uygarlıkların aşka dair bıraktığı izleri takip ediyor. Mitolojinin başladığı, kadının kut aldığı, insanlığa binlerce tanrı ve tanrıça armağan eden bu bereketli coğrafyanın içinde geçen bir yolculuk hikâyesi… Gözüm, aşka ve sevgiye dair birbirini tamamlayan, sanatsal bir dille kaleme aldığı özgün ve akıcı denemeleri felsefenin metodolojisine dayandırıyor.

İnsan Makamı – Saadettin Acar

17,50 
Bu böyledir: Bizler insan doğmayız, sonradan insan oluruz. Beşeriyetten insaniyet mertebesine çıkmak bir çabanın ve en nihayetinde de bir lütfun sonucudur. Beşer mütemadiyen yükselmek ve insaniyet makamına çıkmak için çabalar aslında, fıtrat bunu ister çünkü. Bunun yanında dünya ve içindekiler de insanı aşağı çekmek için tüm imkânlarını seferber eder. Hevâ ve heves, nefis ve şeytan, mal ve mülk, tûl-i emel, şehvet, servet, şöhret… Bunların tümü insan olmanın ve o makamda kalmanın önünde birer engel, aşılması gerekli olan birer mâniadır. Bunları aşmadan, onlarla mücadeleyi sürdürmeden insan olabilmek ve kalabilmek mümkün değildir. Bunları aşmak kolay mı peki? Değil elbette. Nefes alıp verdiğimiz sürece devam edecek bu mücadele. Gerçi her seferinde, şu tepeyi de aştık mı düzlüğe çıkacağımızı ümit ediyoruz ama bitmiyor bir türlü tepeler, bitmeyecek. İmtihan dünyası burası, burada düzlük yok. Aştığımız her tepeden sonra yeni tepeler, yeni tepeler bekliyor bizi. Son nefesi vermeden de bitmeyecek bu savaş. Ya sonrası peki? Sonrası da öncesi de Allah kerim. Allah kerim ve rahîm.

Ali’nin Parçaları – Sadık Yalsızuçanlar

19,25 
“Ali,” dedim, “Kabbanî büyük şairler için neden, aslında tek mısra yazıp ölenlerdir, diyor?” “Çünkü,” dedi, “şiirin görevi, her şeyi açıklamak değildir. Uzun açıklamalar, papağanların, morukların ve haber bültenlerinin yaptığı bir şeydir.”

Jüri – Gürsoy Uysal

40,25 
Gürsoy Uysal Jüri’de, musibetlerle dolu hayatın daralan, genişleyen veya kimi zaman çıkmaza çıkan yollarında, adalet adına bir çıkış arayan insanların hikâyesiyle suç ve cezaya dair sürükleyici bir anlatı sunuyor. Nefesini tutmakta deneyimli polisiye tutkunları için…

Bizi Üzen Bütün Kanatlar – Hüseyin Kural

19,25 
Bu kitaptaki öyküler ikiye ayrılıyor: gözlerimizin kısacık bir sürede, su gibi içtiği uzunlar; kalbimizin bize uzun uzun şerh ettiği kısalar. Kader, sevgi, insanı tehlikeye atan arzular, varlık, ölüm… Tüm bu derin konular absürdün ayıltan şaşırtıcılığıyla kaleme alınıyor.

Annelerinin Gözyaşlarında Boğulacaklar – Johannes Anyuru

24,50 
Charlie Hebdo Saldırısı’nın ve göçmen karşıtı histerinin yankılarının duyulduğu bu romanda yazar, şiirsel üslubuyla inancın mistik güzelliğini ve daha iyi bir gelecek umudunu da okurlara duyurmayı başarıyor.

İncelikli Haytalar Albümü

14,00 
Tükürmedim ağzımdaki kanı, yuttum sessizce

Çumra 1965 / Bir Seri Katilin Gerçek Hikayesi – Sevinç Yavuz

17,50 
Sevinç Yavuz bu romanda, 1965 yılında Konya’nın 10 bin nüfuslu kasabası Çumra’da 15 kişiyi öldürüp parçalayarak evinin mutfağına ya da bahçesine gömen bir seri katilin gerçek hikâyesini okurlarıyla paylaşıyor. Tekinsiz satırlarda dolaşmayı sevenler için…

Unutmanın Sabahı – Cengizhan Konuş

14,00 
manzarası aklımda kalmış gül açan yanakların kırıldım, melekler taşındı benden öteye bir kızın elleri sinmiş gövdeme alın bu göğsümü, bende telef olmasın

Minnet Eylemem – Yağız Gönüler

14,00 
Her şey yolundaymış gibi çıkardım yola, ne mutlu bana Atımı dürüstlüğün bahçesine bağlardım yalnız kalabilmek için Kimseye inanmadım kimseye güvenmedim bunda hata etmedim Ne öğrendimse yola çıktıkça öğrendim bir de yolda kaldıkça

Bütün Ayrılıklar – Suavi Kemal Yazgıç

14,00 
bana yazıldı bütün ayrılıklar ve bana yazmak düştü bütün ayrılıkları Eser Adı : Bütün Ayrılıklar Yazar adı : Suavi Kemal

Ben Bir Dağın Ağacıyım – Ebubekir Kurban

14,00 
İnsan kendinden başlar insanları okumaya. Kendini eskittiği yerden okur zamanı. Zamanı eksilttiği yerden varır kendine. İnsandır, sürekli olmuşu, olanı, olacağı hep zan ile kutsayan. İnsandır, gönendikçe dünya vuslatını bir şeye bağlayan. Oysa üryan geldik, üryan gideceğiz. Bir vakit burada, bir şarkı, bir rüya, bir hasret, bir ağrı olarak…

Göktanrı’nın Gölgesi Oğuz Kağan – Ufuk Tufan

21,00 
“Oğuz Kağan Destanı, en eski iki destanımızdan birisi olmasının yanında Oğuznâmeler içerisinde en muhteşem olanıdır. Okurken her satırından, hatta her