Gösterilen sonuç sayısı: 6

Yeryüzüne Mektuplar – Barış Tut

14,00 
Gün ışığına çıkıp okurun bilincine ulaşacağı zamanı çeyrek yüzyıl boyunca bilgelikle beklemiş bir metin Yeryüzüne Mektuplar. Okurun bilincine, görüş açısına

Gecenin Yeşili – Barış Tut

14,00 
Gün ışığı toplayınca saçlarını toprağın üzerinden, alıp götürür tüm yeşilini Lorca’nın. Gece, melankolinin solgun yüzlü anası, yeşilini serpiştirir yeryüzünün önemsiz sayılan köşelerine. Taşın toprağın hiç bitmeyecek kahrının izlerini örten de, gözler önüne seren de gecenin yeşilidir. Yerin uykuya çekilmeden hemen önce makyajını silerken ortaya çıkan yüzüdür biraz da. Bir aydınlanma anının soluk kesici heyecanını insanın zihnine bir türlü ulaştırmayan, haşin bir yüzleşmede dostun sırta sapladığı hançerin kabzasındaki zümrüdü hükümsüz kılan, gecenin o mahir rengidir aslında.

İlahi Morluk

17,50 
İlahi Morluk, işte o kıpırtıya neden olan öykü uğruna yazıldı. Rock’ın düşkün kralı, sekiz yaşında bir kız çocuğu ve yirmili yaşlarında uzun saçlı genç adamların olağanüstü öyküsü...

Kocaman Bir Adam

31,50 
Aykut Kocaman, bu ülkenin futbol çölünde bir vahadır. Kocaman’ı diğer meslektaşlarından ayıran temel özelliği, ne yokluklar içerisinde kurduğu istikrarla takımına oynattığı kişilikli oyundur, ne de futbolda kimi dizilişlerin “demokratik” olmadığını öne süren sıradışı bakış açısıdır. Onun yalnızlığı, yaşamsal önemdeki bir puan mücadelesinin sonrasında sarf ettiği sözlerle başlar: “Rakibimizi elle atılan bir golle yenmek istemezdik. Üzgünüm.” Galibiyet ve üzüntü sözcükleri Kocaman’ın tertemiz vicdanındaki rahatsızlığın dışavurumunda bir araya gelebilmektedir. Elinizde tuttuğunuz kitap, spor âlemimize çok uzak insanla¬rın bile adını duyduklarında saygı veya takdir yüklü ifadelere başvurdukları bir futbol emekçisinin, dış etkenler nedeniyle ya¬rıda kalmış bir sezonuna odaklanarak, “kocaman” dünyasını anlatıyor. Daha önce hiç denenmemiş bir çalışma...

Futbol Nedir ki

15,40 
Önce taraftar olmayı öğreniyor tribünün kalbine yolculuk ederken. Binlerce kişi bir ağızdan seslendiriyor yazdığı tezahüratı. Tehlikenin sınırlarına doğru bir deplasman serüveninden tanık olduğu korkunç cinayete, spor basınında kalem oynatmaktan profesyonel bir futbol takımıyla birlikte unutulmaz bir sezon geçirmeye varıyor seyrüseferi. Futbol Nedir ki, yitirilmiş bir aşktan, belki de yitik bir ülkeden kalan bir yabancılaşma öyküsü.

Başka Bir Dünyanın Oyunu

19,25 
Her kitap, yazarının şişeye koyup meçhul okuruna gönderdiği bir mektuptur aslında. Elinizde tuttuğunuz şişedeki mektupta da zamanın bir yerinde bambaşka algılanıp yaşanan bir oyunun hikâyesi anlatılıyor. Hikâyenin anlatıcısı, büyük şaire selamla, bunca yıllık serüveninin “fena olmadığını” düşünerek, “üstü kalsın” diyor. Okurların da böyle hissedebilmeleri dileğiyle...