Gösterilen sonuç sayısı: 3

Bir de Bakmışsın Uzaklardasın – Muhammed Berdibek

17,50 
“Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı bilir? Kadim bir mesele. Aynı zamanda kuyuya atılan bir taş bu. Kim nasıl çıkarırsa o bilir aslında. Bugüne kadar kuyudan çıkardığım bir taş vaki değil ama.” Hikâyeler kimin ayağına gider? Ancak onu anlatabileceklerin. 100’den fazla ülkeye seyahat eden Muhammed Berdibek, bu kez kendi hikâyelerinin peşinden koşuyor, hikâyenin gelip onu bulduğu yerden de yazıyor. Yemen’de bir Türk köyünden Küçük Roma diye tabir edilen Doğu Afrika’da bir şehre, yoga yapan bir taksi şoföründen tavla oynayan Hint ve Pers imparatorlarına, Kudüs’te bir tekkeden Kuala Lumpur’da direğe tapan adama kadar; birçok sıra dışı şehir ve insanla karşılaşıyor. Bir de Bakmışsın Uzaklardasın, Bingöl’den sonra Los Angeles’la başlayan eğlenceli, acayip, macera dolu yolculukların, konaklamaların ve mahsur kalmaların anlatıldığı neşeli bir kitap.

Siyah Güzeldir – Muhammed Berdibek

19,25 
“Siyah güzeldir. Siyah’ın çirkin, kötü ve şeytani bir şey olarak gösterildiği Batı kültürüne karşıt bir duruş olarak ortaya çıkan bu slogan, bir isyanın adıydı. Siyah deri, saç ve diğer özelliklerin utanılacak şeyler olmadığı, aksine güzel şeyler olduğu anlatılmaya başlandı. Aşağılanan, onurları ayaklar altına alınan, ruhları bile köleleştirilen insanlara; siyah güzeldir ile özgüven aşılanıyordu.” “Titanik her anlamda bir hayal gemisiydi. Bu hayalin peşinde koşmak isteyen binlerce insan vardı. Dünyanın sayılı zenginleri de, bütün umudunu bu yolculuğuna bağlamış yoksullar da… Buzdağının görünen kısmı böyleydi, görünmeyen kısmında ise beş Bingöllünün hikâyesi yatıyordu.” Yazılarında daha çok “buzdağı”nın görünmeyen kısmındaki sıradan insanların sıra dışı hikâyelerini konu edinen Muhammed Berdibek; yayımlanan ikinci kitabı Siyah Güzeldir’de siyah kavramını bir metafor olarak ele alıyor ve bu kavramdan yola çıkarak içinde bulunduğu zorlu koşullara rağmen acılarından sıyrılabilen ve bir hayalin, bir umudun peşinde koşan insanların mücadelelerini anlatıyor; bu yönüyle bir taraftan da okurlara unutulmakta olan gerçek direniş hikâyelerini hatırlatıyor.

Belki de Dilimden Bu Şarkı Düşmez – Muhammed Berdibek

23,10 
‘’Yeni bir devlet, yeni bir ulus ve yeni bir insan inşa etme çabasının zirvede olduğu dönemlerdi. Doğu’ya özgü ne varsa silinmeli, insanlar sadece Batı değerlerine uygun şeyler giymeli, Batılı standartlarda okumalı ve müzik dinlemeliydi.Belki de söz konusu değişimin en önemli göstergesi, müzikti.Bu kapsamda planlamalar yapılmıştı, ülkenin yeni bachlar, Beethovenlar ve Mozartlar çıkarması bekleniyordu.Ama olaylar çok farklı gelişmişti.Neye niyet, neye kısmet işte…’’