430 sonuçtan 37-48 arası gösteriliyor

Kimseden Bana İnanmasını Beklemiyorum – Juan Pablo Villalobos

38,50  19,25 
Juan Pablo adlı (evet, tanıdık bir isim) Meksikalı bir öğrenci, karşılaştırmalı edebiyat doktorası yapmak için sevgilisi Valentina ile birlikte Barselona'ya uçmak üzereyken, birdenbire, “üstün” ticari zekâya sahip “girişimci” kuzeninin kolay yoldan köşeyi dönme planına dâhil olur. Plan yolunda gitmiyor olacak ki kuzeni narkotrafik suç örgütü tarafından kaçırılır. Gangsterler, müthiş “ikna yetenekleri” ile Juan Pablo'nun onlar için çalışması gerektiğini söylerler. Görevi mi? Yolsuzluk yapan bir politikacının kızını, Laia'yı, kendisine âşık etmek...

Hakikat İncinmesin – Fatma Barbarosoğlu

30,00  15,00 
“İnsan kaderine doğru mu gider yoksa kaderi mi her hâlükârda insanı gelip bulur? Kader kendisine gittiğimiz midir, kendisinden kaçtığımız mı? Gidişlerin ve gelişlerin yolu sandığımız kadar net değil. Bazen gidiş zannettiğimiz şey, kaçmaya çalıştığımız yere hızlı bir dönüş olabiliyor.” “Hakikat İncinmesin” dört kadının iç içe geçen hayatlarını; ölüm, mahremiyet, masumiyet, hatıralar, yaşlılık ve gençlik üzerinden başlatılan bir sorgulamaya dönüştürüyor. Fatma Barbarosoğlu bu romanında okuyucusunu yakın tarihin değil, yakan tarihin bellek duraklarında ağırlıyor.

Suya Yansıyan – Harun Yakarer

20,00  10,00 
Korkuluğu ölüm tehlikesi sanıyor kuşlar Dünya bir korkuluk,ölüm muhakkak Ağladığını göstermedin kimseye,yaşamayı denerken Bir gözyaşı gibi sildin kendini yerin yüzünden

Dün Bu Saatlerde – Mehmet Burak

20,00  10,00 
Pazarın sokağına kurulan ikindi Ertesi gününü gösteriyor sana Bir sıkıntıdır yapışmış yakana Mesai saatlerindeki koca akrep Çünkü ayrılığa çalışıyorsun hep

Bir de Bakmışsın Uzaklardasın – Muhammed Berdibek

25,00  12,50 
“Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı bilir? Kadim bir mesele. Aynı zamanda kuyuya atılan bir taş bu. Kim nasıl çıkarırsa o bilir aslında. Bugüne kadar kuyudan çıkardığım bir taş vaki değil ama.” Hikâyeler kimin ayağına gider? Ancak onu anlatabileceklerin. 100’den fazla ülkeye seyahat eden Muhammed Berdibek, bu kez kendi hikâyelerinin peşinden koşuyor, hikâyenin gelip onu bulduğu yerden de yazıyor. Yemen’de bir Türk köyünden Küçük Roma diye tabir edilen Doğu Afrika’da bir şehre, yoga yapan bir taksi şoföründen tavla oynayan Hint ve Pers imparatorlarına, Kudüs’te bir tekkeden Kuala Lumpur’da direğe tapan adama kadar; birçok sıra dışı şehir ve insanla karşılaşıyor. Bir de Bakmışsın Uzaklardasın, Bingöl’den sonra Los Angeles’la başlayan eğlenceli, acayip, macera dolu yolculukların, konaklamaların ve mahsur kalmaların anlatıldığı neşeli bir kitap.

Allah’ın Adamları – Sadık Yalsızuçanlar

30,00  15,00 
Asıl akıl üstünlüğü, kalbin işlemesi ve insanın kalbine göre, gönlünce hareket etmesidir. Çünkü kalbin, aklı aşan akılları vardır. Sonsuz, sınırsız, aşkın olan hakikat ise ancak akıllı bir kalple idrak edilir. Zira hakikat sırrına ermek için, aklı yitirmek gerekebilir… Sadık Yalsızuçanlar’ın ustalıklı kaleminden Allah'ın Adamları insanı düşündüren, güldüren, inciten, sarsan; akıl erdiremediğimiz ve bir tahtası "fazla" olan kimselerin; meczup, meclup ve mecnunların hikâyesi...

7 – Tristan Garcia

50,00  25,00 
Felsefeci ve yazar Tristan Garcia’nın gençleşme etkisi içeren bir iksir, müzik, dünyanın en güzel yüzü, siyasi militanlık, dünyadışı varlıklar, din ve ölümsüzlük kavramları üzerine inşa ettiği 7 adlı minyatür roman(lar)ında, okur tüm bu olguların birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu fantastik bir anlatıda bulacak kendini: Gerçekliğe sırtını dönmüş ve kendine hikâyeler anlatan bir insanlığın anlatısı. Son derece duyarlı, yer yer melankolik yapısıyla kurgunun gücünü ve sınırlarını (belki de sınırsızlığını) gözler önüne seren, heyecan verici bir roman.

Trendeki Derviş – Tevfik el-Hakim

25,00  12,50 
“Evrende insanın konumu tuhaftır: Sürekli konuşmak, sormak, cevap almak ister insan. Sorularına evrenden bir karşılık gelmezse, o zaman vay o evrenin haline!.. Evrenden, anlamlandırabileceği açık bir cevap alamadığında ya evreni ya da kendi kendini yok etmeye meyillidir o zaman.” Mısır’ın dünya çapındaki oyun yazarı Tevfik el-Hakim’in “irrasyonelin tiyatrosu” diye adlandırdığı; hem felsefi ve psikolojik zenginlikler taşıyan hem de polisiye keşifler yaşatan; edebiyatın canlı, dinamik, takdire şayan metni Trendeki Derviş Nabi Avcı çevirisiyle…

Üsküdar Hüzün Park – Murat Çelik

20,00  10,00 
Alıp başını giden birşeyleri var içimin Mümkün değil Koyduğum yerde bulamıyorum kendimi…

Metrobüs, Domates ve Ev Kirası – Raşit Ulaş

25,00  12,50 
“Artık sevdiğine kavuşamayan kimse yok mu ki türküsü yakılmıyor? Artık ölümden şikâyet eden kimse mi yok ki ölüme türkü yakılmıyor? Ölümlere o kadar alıştık ki bunun artık mümkünü yok. Nâzım; “en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı” diyordu. Biz yirmi birinci asırlıyız ve her gün çocuk ölümleri görmeye alıştık.” Raşit Ulaş, Metrobüs, Domates ve Ev Kirası adlı kitabında Türkiye’yi, sevdayı, sokağı, çocuk olmayı, geçim sıkıntısını konu ediyor; kısacası yirmi birinci yüzyıl Türkiye’sinde nasıl “insan” olarak kalınabileceğinin yollarını şairane bir tavırla arıyor.

Papağanın Vaazı – Güven Adıgüzel

20,00  10,00 
Dede Korkut’un kopuzuna da yer var bu haritada, Pele’nin şarkılarına da. Sicilya’dan Gaziantep’e, İstanbul’dan Kudüs’e, Kolombiya’dan Bayraklı’ya ve Karizya’dan Saraybosna’ya uzanan çatallı bir yolda dalgın dalgın yürümenin çiçeği! Modern dünya papağanlarının bayatlamış vaazlarına ve tüm teslim ol çağrılarına karşı!

Kaybetmeden Önce – Orhan Özekinci

25,00  12,50 
“Kör biri, görmeye başlayınca her gördüğüne inanırmış derler. Özge güldü ama kederle güldü. Kederin en olmadık yerlere gizlendiğini çok önceden,